Skip to content
20'lik Diş

Pamukçuk Nedir, Ağızda ve Dilde Pamukçuk Tedavisi Nasıl Olur?

Bebeklerin sağlığını ilgilendiren her konuda bilinçli olmak isteyen bir ebeveyn iseniz, bu yaş grubunda sıkça ortaya çıkan pamukçuk hakkında nelere dikkat etmeniz gerektiğini burada bulabilirsiniz.

Pamukçuk Nedir?

Mantarlara bağlı oluşan hastalıklardan biri olan pamukçuk, ilk olarak 1838 yılında pediatri hekimi Francois Veilleux tarafından tanımlanmış bir rahatsızlıktır. Sıklıkla küçük yaş grubunu etkileyen bu rahatsızlık hakkında bilinçli olmak önemlidir ve pamukçuk uygun tedavi yaklaşımları ile üstesinden gelinebilen bir problemdir.

Oral kandidiyazis olarak da ifade edilen pamukçuğun ortaya çıkmasına yatkınlığı arttıran en önemli sebepler kişinin bağışıklığını olumsuz yönde etkileyen durumlardır.

Pamukçuk, maya mantarları tarafından ağız ve yemek borusunda meydana gelen hastalığı ifade eder. Genellikle bebekleri ve yürüme çağındaki küçük çocukları etkileyen bu durum yanakların iç kısmında ve dil üzerinde sarımsı beyaz renkte bir tabaka şeklinde kendisini gösterir. Doğru tedavi yaklaşımları sayesinde bu tabaka genellikle kaybolur.

Orta düzeyde belirtiler ile seyreden bu rahatsızlıkta nadir olarak ciddi şikayetler meydana gelir. Ciddi seyir özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde hastalığın vücudun diğer kısımlarına yayılması ile oluşabilir.

Pamukçuk Neden Olur?

Pamukçuk etkeni olan mikroorganizmalar candida türü mantarlardır. Candida mantarlarından candida albicans, pamukçuğa neden olan mantarların başında gelir. Albicans dışında glabrata, tropicalis ve krusei gibi candida mantarı türleri de özellikle 80 yaşın üzerindeki kişilerde pamukçuk gelişmesine neden olabilir. Pamukçuk erkek ve kadınlarda eşit oranda tespit edilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Bebeklerde doğumu takiben ilk hafta içerisinde meydana gelmesi beklenen bir durum değildir. Bebekler ve küçük çocuklar için pamukçuğun en sık tespit edildiği yaş grubunu 4 haftalık bebekler oluşturur. 6. aydan itibaren bağışıklık sistemi gelişmeye başlamış bebeklerde genel olarak pamukçuk gelişmesi gözlenmez ancak bebeğin sık sık ishal olması, cildinde döküntüler meydana gelmesi, sık sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanması ya da dalak veya karaciğer büyüklüğü gibi bağışıklık yetmezliğine işaret eden bulguları mevcut ise dikkatli olunması gerekir.

Pamukçuk genel olarak sadece ağız içinde (oral kavite) meydana gelen lokal ya da genel bir bağışıklık yetmezliği durumunda meydana gelme eğilimindedir. Ağız florası içerisinde az miktarda candida albicans mantarının bulunması normal kabul edilir ve bu düzeydeki maya mantarı herhangi bir şikayete yol açmaz. Bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir durum oluşmaması halinde sindirim kanalı boyunca bulunan yararlı bakteriler, mantarların zararlı etki meydana getirmesini engelleyici özellik gösterir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması yararlı bakteriler ve zararlı mikroorganizmalar arasındaki dengenin bozulmasına yol açar ve bu durum sonucunda mantarlar aşırı çoğalma eğilimine girebilir.

Küçük bebekler ve ileri yaşlı kişilerde bağışıklığın zayıf olması nedeniyle bu kişilerde pamukçuk gelişimi için artmış bir risk söz konusudur. Yaş faktörü dışında AIDS, lösemi, yoğun antibiyotik ilaç kullanımı ya da sistemik steroid ilaçların kullanımı da vücut bağışıklığını düşüren önemli durumlardır. Vücut savunmasının etkilenmesi fırsatçı enfeksiyonların gelişmesinde artış ile sonuçlanabilir. Diyabet (şeker hastalığı), hastalarında kan şekeri düzeyinin uzun süre kontrolsüz devam etmesi halinde yetişkinlerde pamukçuk gelişimi için artmış bir risk söz konusudur. Yüksek kan şekeri bağışıklığın zayıflamasına ve vücutta candida albicans türü mantarların üremesi için uygun koşulların oluşmasına neden olabilir.

Astım ve KOAH hastalarında kullanılan inhale kortikosteroid ilaçlar, oral kavite içerisinde bölgesel olarak bağışıklığı düşürücü etki yapar. Bu ilaçları kullanan kişilerin kullanım sonrasında ağız hijyenlerini sağlaması önem arz eden bir konudur. Kanser tanısı nedeniyle kemoterapi ve radyasyon (ışın) tedavisi alan kişilerde de pamukçuk ve diğer enfeksiyonların gelişmesine karşı bir yatkınlık söz konusu olabilir.

Pamukçuk Belirtileri Nelerdir?

Pamukçuk rahatsızlığının erken dönemlerinde kişide herhangi bir belirti meydana gelmeyebilir. Hastalığın yayılması ile kişilerde birçok belirti ve bulgu ortaya çıkabilir:

●     Beyaz, sarımsı yama şeklinde ağız, yanakların içi, dil üzerinde, bademcikler, damak ya da dudaklara yayılabilen plaklar

●     Bu plak yapılarının kazınması halinde az miktarda kanama oluşması

●     Ağızda yanma ve ağrı hissi

●     Ağızda pamuk varmış gibi hissedilmesi

●     Ağız köşelerinde cildin kuruması ve çatlaklar meydana gelmesi

●     Yutkunmada zorluk

●     Ağızda kötü bir tat olması

●     Tat alma duyusunda azalma

Bazı kişilerde ağızda pamukçuk gelişimini takiben yemek borusu (özofagus) da bu rahatsızlıktan etkilenebilir.

Pamukçuk Tanısı Nasıldır?

Pamukçuk tanısı genellikle hastanın klinik bulguları ve hastada mevcut risk faktörleri göz önünde bulundurularak gerçekleştirilebilir. Hastanın ağız içinde beyaz ve sarımsı renkli, kızarık, iltihaplı, tabanının kazınmasını takiben kanama eğiliminde olan plak lezyonlarının bulunması, pamukçuk için tanısal öneme sahip bulgular arasında yer alırlar.

Oluşan belirtiler nedeniyle sağlık kuruluşlarına müracaat sonrasında hekimler hastanın ağız içi yapılarında bu hastalığın meydana getirdiği karakteristik etkileri gözlemleyerek tanı koyabilir. Bazı kişilerde ise pamukçuk tanısı biyopsi işlemi vasıtası ile gerçekleştirilebilir. Biyopsi işlemi için hastanın ağzındaki lezyon bölgelerinden küçük bir kazıma örneği alınır ve daha sonrasında bu örnek laboratuvara gönderilir, içeriğinde candida albicans türü mantarın var olup olmadığı incelenir.

Hekimler tarafından gerçekleştirilen fizik muayene esnasında hastanın pamukçuğunun sindirim kanalının diğer bölümleri boyunca devam ettiğinden şüphelenilmesi halinde endoskopi vasıtası ile bu durumun netleştirilmesi sağlanır. Boğazdan sürüntü örneği alınması özofagiyal pamukçuk tanısı için başvurulabilecek bir diğer tetkiktir.

Hem ağız içi hem de boğazdan alınan örnekler laboratuvarda kültürlere ekilir ve burada mantarların üremesi sağlanır. Gram boyama, pamukçuk tanısı için başvurulabilecek bir diğer laboratuvar tetkikidir ve boyama sonrası mikroskop altında yapılan incelemede büyük, yuvarlak şekilli, bu boya için pozitif özellik gösteren maya mantarlarının görülmesi pamukçuk tanısı konmasını sağlayabilir.

Pamukçuk Nasıl Geçer?

Pamukçuk tedavisi genel olarak bu hastalığa neden olan mantarlar üzerine etkili olan ilaçlar ile gerçekleştirilir. Tedavi planlamasında kişinin bağışıklık yetmezliğinin boyutu ve süresi de göz önünde bulundurulan faktörler arasında yer alır. Tedavinin temelinde yer alan antifungal ilaçlar sayesinde bu mantar hücrelerin üremesinin durdurulması, harabiyete uğraması ve ortadan kaldırılması hedeflenir.

Hafif ve orta şikayetlere sahip hastalarda ilk kez ortaya çıkan bir pamukçuk olgusu yüzeyel antifungal ilaçlar ile tedavi edilebilir. Orta ve ciddi seviyede belirtilerin meydana geldiği kişilerde ise flukonazol etken maddeli antifungal ilaçların 1-2 hafta süre ile kullanımı gerekli olabilir. Bu ilaçların dozları küçük yaş grubundaki hastalarda çocukların kilosu göz önünde bulundurularak ayarlanır. İleri yaşlı kişilerde, diyabet hastalarında, tütün kullanan ya da besin ve vitamin eksikliği bulunan kişilerde bu durumların bağışıklık yetmezliğine sebep olarak pamukçuk gelişme riskini arttıran faktörler oldukları konusunda bu kişilerin bilgilendirilmesi önem arz eden bir konudur.

Medikal tedavi dışında hekimlerin bilgisi ve önerisi dahilinde yapılacak bazı uygulamalar ile pamukçuk belirtilerinin hafiflemesine katkı sağlanabilir. Ağız hijyenine özen gösterilmesi yapılabilecek uygulamaların başında gelir. Günde 2 kez olacak şekilde dişlerin fırçalanması ve diş fırçalarının 3 ayda 1 düzenli olarak değiştirilmesi, ağız hijyenini sağlamak adına yapılabilecek en temel uygulamardır. Diş temizliği dışında tuzlu ya da karbonatlı gargara yapılması, yararlı bakterilerden zengin probiyotik yoğurt tüketimi, etkilenen bölgelere bir pamuk yardımı ile kristal viyole boyası sürülmesi, limon suyu ile hazırlanan ılık su içilmesi, karanfil yağı ya da çayı içilmesi, 1 bardak suya 1 kaşık elma sirkesi karıştırılarak gargara yapılması veya C vitamini alımınının arttırılması, pamukçuk rahatsızlığında tedaviye katkı sağlayabilecek uygulamalar arasında yer alır.

Pamukçuk, bağışıklık yetmezliği bulunan kişilerde vücudun diğer bölgelerine ilerleyerek sistemik bir enfeksiyon hastalığına dönüşebileceği için ihmal edilmemesi gereken bir rahatsızlıktır. Evde yapılabilecek uygulamalar özellikle küçük yaş gruplarında olmak üzere bazı kişilerin yapması için uygun olmayabilir ve bu uygulamalar hakkında yapmadan önce pediatrik ya da yetişkin hekimlerinden bilgi alınması gerekir.